Ana içeriğe atla

Oluru Var Listesi (1)

  

Almanya’da liglerin başlamasıyla futbol özlemimizi bir nebze olsun giderdik, ben de bu hevesle önceden az çok takip ettiğim oyuncuları paylaşmak istedim. Futbolsever olarak izlerken keyif aldığım, ben hoca olsam ah bende olsa dediğim oyuncuları paylaştım, bu çocuklar zamanla olur olmaz göreceğiz ama bazılarını izlerken gerçekten büyük keyif aldım onu söyleyebilirim. 

Wuilker Farinez, Venezuela'lı genç kaleci. Kalecilere taktığım bu dönemde izlemesi garip kalecilerden biri, sempati duydum. Beni cezbeden özelliği yan toplarda ve cepheden şutlarda hep doğru yerde, topu mıknatıs gibi üstüne çekiyor. Eksik yönleri var ama çok genç, gelişebilir bir kaleci. Roma klübünün radarında olduğu haberleri var lakin yüksek olmayan bonservis verilerek (5-6 milyon €) alınabilir. Roma gerçekten ilgileniyorsa bu fiyatın artması da muhtemeldir.
Oyun başlatırken biraz eksikleri var ama oynarsa gelişecek ve iyi kaleci olacak, bu net.

Petar Musa, Çek Ligi Slavya Prag oyucusu, Hırvatistan uyruklu 22 yaşındaki santrafor. Çocuk gerçek santrafor, santrafor ne ise o golü hep arıyor ve istiyor, golü bulmak için hep arayışta ve bu ona doğuştan yüklenmiş gibi. 190 cm boyuyla hava toplarında çok iyi, tam yan top tehdidi. Hızı boyuna göre çok iyi fuleli top attıktan sonra uzun mesafede hızına bayıldım ama en iyi özelliği doğru yerde durmayı bilmesi bence. 8 Mart 2020’deki Prag derbisinde de 71’de oyuna girdikten sonra önemli bir silah olduğunu gösterdi. 90+ da durumu 1-1’e golünü atmadan 5 dk önce yine bir yan topa çok iyi yükselip  vurdu olamamıştı ama doğru yerde doğru şekilde golü arıyordu. Sonra son dakikada bir şerbet vuruşa çok iyi yükselip golü attı. Oynarken korkusu hiç yok eğer oyunu diğer kaleye yıktıysanız ve oyun sıkıştıysa tam bir silah bence yaşına göre çok iyi sezgileri var.

Luka Menalo, son zamanlarda izlemekten keyif aldığım sağ, sol kanat forveti ve oyunun içinde yeşil formayla sağ kanattan çapraz koşuyla ceza sahası içine doğru çok temiz uzuyor. Bu sezon Slovenya liginde 23 maçta 7 gol 5 asist performansı gösterdi ve bence çok verimli oynuyor. En büyük artısı toplu topsuz hızı eğer fiziksel olarak biraz daha gelişebilirse büyük işler yapabilir, son vuruşunu ben çok beğendim. 3 sezondur Dinamo Zagreb takımının oyucusu lakin 2 sezon arka arkaya Slaven Belupo takımına kiralanmış bu sezon başında da NK Olimpija takımında da kiralık olarak oynuyor. Oyundan kopması en büyük eksiği olabilir, bazen çok dikkatsiz oynuyor işleri zora sokuyor iyi şekilde gelişebilirse orta sınıf takımların değerli oyuncusu konumuna gelebilir.

Filip Stevanovic, Partizan Fk takımın 17 yaşındaki altın çocuğu diyebilirim, çok büyük işler vaat ediyor. 21 maçta ortalama 60dk oynayıp 4 gol 3 asist yaptı bu sezon Sırp liginde. Dribbling ve tekniği çok göze çarpıyor aynı zamanda toplu topsuz birden hızlanıyor aklıyla ayaklarına hükmeden cinsten bir kanat Forvet oyuncusu. Yaşına ve fiziğine göre mücadeleden kaçmıyor Balkanlar’ın ona verdiği inadı topu kaybetmemek ve düşmemeye kanalize etmiş. Onu kanat forvet olarak kullanıyorlar ben olsam kendini sola atabilen bir ön numara olarak kullanabilirim izlediğim kadarıyla burada daha verimli olur çünkü hava toplarında çok bunun aksine tekniği, tek pası çok temiz kadife ayaklı bir oyuncu, son vuruşunu geliştirdiği anda çok başka oyuncu olacak diye görüyorum ve benim kafamdaki 10 numaraya ya da çift forvet oynayan bir takımda 2. Forvete çok çabuk evrilebilir. 5m € bandında Transfer edilip uluslararası arenada vitrine çıktığında 15-20m € bandında satılabilir bir oyuncu. İlerleyen süreçte adını çok duyacağımıza inanıyorum. Bu listenin açık ara en iyisi.

Keyifli okumalar. Sağlıkla kalın, umarım okuduktan sonra bu çocuklar hakkında merak uyandırmış olurum. Ben Covid-19 sonrasında Kulüplerin Balkan pazarına yönelmesi gerektiğini düşünenlerdenim ve maliyeti ucuz, potansiyelli oyuncuların getirilmesini sonrasında uluslararası arenada vitrine çıkartılıp satılmasının faydalı olacağını seziyorum, aynı zamanda bu şekilde de ekonomik kar sağlanabileceğini savunuyorum. Üretmiyorsak aracı olmamız gerektiğini düşünüyorum.

Bltfc.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kendimle futbol konuşuyorum (50. Gün)

Bir sezonu yarıda bıraktık ve ben en son yazımı 31 Ocak 2019 tarihinde yayınladım. Kabul ediyorum sürekliliği sağlayamadım çünkü maçları izlerken mazotu fazla kaçırdığım için bu devamlılığın içinden geçtiğimi düşünüyorum. Ben futbolun en çok festival halini seviyorum galiba... Bu olaylardan sonra futbolun o festival halinin geri gelmesi muamma. Şimdi gelelim genel olarak karantina şampiyonluğu ne olur onu anlatmaya. Sezonun 2. yarısını ele alacağım ve bütüne gitmeye çalışacağım umarım hem siz okurken eğlenirsiniz hem de ben bundan sonra sürekliliğimi sağlayabilirim. Benim bu yazmadığım sürede bir şampiyonluk geçti, ligler ertelendi, o zaman doğan çocuk şimdi konuşuyor bile. Bu arada Fatih Terim Covid-19’a yakalanıp iyileşti yani. Vazgeçmek yıkıcı bir olgu, Fatih Terim ve hırsı buna asla müsaade etmiyor. Biz buna futbol sever olarak defalarca tanık olduk. Fotoğraftan her şey anlaşılıyor zaten. Çok geçmiş olsun. Asıl konuya gelip “ Lider ”den başlayalım Trabzonspor: Karantina ...

Galatasaray Oyun İstikrarsızlığı Üzerine İnceleme

Galatasaray takımı bloklar arası boşluklarla oynamaya başladığı dönemden itibaren oyun istikrarsızlığı başladı ve gözle görülür bir hücum gücü düşüşü sonucunda kalesinde gol görme problemi mevcut hale geldi. Örneklerle gidecek olursak Galatasaray takımı derin oyun kurucu rolünde Etebo ile oynadığında tandem arasında Etebo giriyor. Bu düzende bloklar arası boşluk 25 metre civarında oluyor, oyunu rahip sahaya yıkmak ve rakip sahada organize atak geliştirmek çok zor duruma geliyor. Galatasaray takımı diziliş olarak resmen 1-3-7’ye geçiyor ve ileri uçtaki 7 oyuncu rakip yarı sahada genişlemeye başlayarak bütün bir hat oluşturuyor böylece geri üçlü ve ileri yedili kavramları göz önüne seriliyor durum bu olunca iki blok arası 25 -35 metre bandına gelebiliyor. Böyle boşluklarda organize olmak günümüz futbolunda neredeyse imkansıza yakın hale geliyor. Net örneği aşağıdaki fotoğrafta (dakika 39 Hatay maçında) da görmekteyiz: Bu durumdaki Galatasaray’ın 3 puan kazanamaması gayet normal olmakla b...

GOOL GOOOL VE GOOOOOL

   İzlerken zevk aldığım aynı zamanda da kafamı kırdığım futbol maçlarından ne anladığımı paylaşmayı çok uzun zamandır düşünüyordum, başlama cesaretini belki mükemmel bir şampiyonlar ligi haftası geçirmemize bağlıyorum. -Bu blogda ne yapacağım ? - İzlediğim maçlardan ne anladığımı, maçı izlerkenki duygu değişimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Futbolun kalbi olduğuna inananlardanım, izlediğim maçtaki takımı tutmasam bile o heyecanın beni maça bağladını düşünüyorum. Ben geldim ! Buraya izleyebildiğim maçlar hakkındakileri bırakacağım o zaman bakacağız ne yapıyorum, bence işin gerçeği o zaman belli olacak  Bol gollü bir haftasonu dileyip heyecanla kalmanızı öneririm.